fabrikada yazmıyormuş ama ben söylüyorum; "thank you for smoking!"
soracım da ben suskunmuşum?! ben? üstüne üstlük bana buzdolabı diyen zat-ı şahane bayiim, sana bu nacizane dizeleri armağan ediyorum;
buzdolabı sensin, buzluğu da sana girsin..
kalbimi kırdın, ajdar helvanı yesin..
bir hikmet amca vardı eczacı komşumuz, aile dostumuz. nur içinde yatsın. geçen eşini gördüm, saçları bembeyaz olmuş kadıncağızın.. allah kimseyi yalnız bırakmasın. özledim hikmet amcayı.
birde yardımcısı muzaffer amca vardı, o da emekli olup antalyaya yerleşmişti, onu da özledim, napiyodur acaba.. neyse..
ölüm işte ya.. bugün meleğimin 2 yılını 10 gün geçti.. zaman ne çabuk geçiyor.. neyse..
bir de yaş yimbeşken daha, saçımda beyazlar var.. ne ayak?! üstelik ırsi değil.. hayret ırsi olmayan bir olayım oldu. keşke işe yarar bir zıkkım olaydı diğmi?! neyse..
kubat'ın seslendirdiği dermanımsın türküsü ne güzel birşeydir ya.. tek bir cümlesi; allah'ın hikmetidir, aşkın tarifidir: ''eller sevemez ben gibi yüzünde benlerini''
kim kimin yüzündeki her bir çizgiyi, izi, beni bilebilir ki aşıktan başka.. bildik de ne oldu.. aman neyse..
iş sahibi olmak düzen sahibi olmak anlamına gelmiyormuş, tekrar işe başlayınca bunu hatırladım. yine plansız programsız harcamalar, yine ajanda mı kullansam acaba?! düşünürüm bir ara neyse..
bazen burnuma kokusu gelen özlediklerim var... sanırım hiçbir zaman burnumu sızlatışlarını affetmeyeceğim.
yine yeni yeniden lolita lempickama kavuştum.. baharat ve çiçek kokuları eşliğinde içime bi sevinç doğdu.
kemal saçlarını almayacağım abicim. üstüne üstlük bit bulacağım kafana atacağım. zaten onları düzgün kesebilecek bir erkek kuaförü de olmayacağına göre mındar olacak o saçlar mındaaaaaaaaaaar.. Lasciatemi mındareeeeee...
bu pöyf insanı yazılarım, günlük tadı vermeye başladı.. aylık diyeyim bari bundan sonra.. ayda 1 yazarım ayın özeti hesabı.. aylık günlük demişken şık ama küçük, küçük ama kullanışlı bir adet ajanda istiyorum, mümkünse reklamsız filan olsun.. beni ve sevdiklerimi rahat ettirsin.. ect.. bunu sonra düşünecektim, neyse..
günlerdir pek yorgunum.. içimde salak bir umut ve çakal bir mutsuzluğun savaşı var.. savaşın mağlubu belli değil ama mağduru benim..
-bugün orda da cumartesi mi?
-hayır bugün pazar arafesi..
komik mi yani? iki skım fd romantizmi yapıyodum halbuse..
evlen evlen diyenlere diyorum ki... bulun bir aşuret ağası evleneyeyim.. tatlı yiyelim tatlı konuşalım hesabı.. ağa olmasında kararlıyım zira 2042 sevgililer gününe kadar sırtım yere gelmeyecek.. emekli olma tarihime bak sevgililer günü.. şaka mısın lan..?!
ayhan sicimoğlu'nun hastasıyım'ının hastasıyım. başka da hiçbir şeye hasta değilim.. her türlü fanatizme karşıyım.. ama bir aşk güzel giderdi şimdi..
geçenlerde bir gece olağan gece hastalıklarımdan birini yaşadım, abimcağız acile götürdü, geri geldik. rapor vermedi, ukela-dümbelek-kel-kör-kir
göktuğ allah 534963693680 trbaytlık cezanı versin.. kafana hard disk düşsün emi......
işe başlamış olmama rağmen hala yorganın küçük gelmesi, minnacık ayaklarıma yetmemesi?!
ingilizce kursuna başlamak isteyişim fakat bir türlü görüşmeye gidemeyişim, üstelik maillerime dönmemeleri?!
ne zaman erken uyumak istesem evi misafir basması?!
evet evet.. aşk lazım. fakat hem aksiyon hem duygusal.. trajediye hayır! komediye evet.. ttnet! reklamlar bitti..
0 şey:
Yorum Gönder